X

Avrupa Yakası Travestilerinin En 5’leri

Avrupa Yakası her zaman biraz daha kalabalık, biraz daha gürültülü olmuştur. Hal böyle olunca, bu yakada yaşayan travestilerin hikâyeleri de tek bir kalıba sığmaz. Kimisi geceyi sever, kimisi gündüzü. Kimisi konuşarak var olur, kimisi susarak.

İşte Avrupa Yakası’nda sıkça anılan, kulislerde adı geçen en”ler…

1= En Çok Hikâye Biriktiren Semt: Şişli

Şişli’de herkesin bir anısı vardır. Aynı sokakta beş farklı hayat yan yana yürür. Travestiler için de burası biraz defter gibidir; açarsın, her sayfadan başka bir şey çıkar. Kimi zaman yarım kalan sohbetler, kimi zaman kahve üstü edilen uzun dertleşmeler… Şişli’nin “en”i, belki de bu biriktirdikleri.

2= En Samimi Muhabbet: Beyoğlu

Beyoğlu’nda konuşmalar daha hızlı başlar. Kimse uzun uzun tartmaz, laf döner dolaşır, bir anda derinleşir. Avrupa Yakası travestileri arasında “en içten sohbet burada olur” diyen çoktur. Çünkü Beyoğlu’nda kimse kimseye rol sormaz; olduğun gibi kalırsın.

3= En Sessiz Güç: Bakırköy

Bakırköy biraz uzaktan izler. Çok konuşmaz ama fark ettirir kendini. Bu yakadaki travestiler için Bakırköy, kalabalığın içinde sakin kalabilmenin örneğidir. “En sessiz ama en güçlü duruş” denince akla gelen yerlerden biri olması boşuna değil.

4=En Değişken Ruh Hali: Avcılar

Bir gün enerjik, bir gün içine kapanık… Avcılar böyle bir yer. Avrupa Yakası travestileri arasında “bugün nasılsın?” sorusunun cevabı en çok burada değişir. Belki deniz yüzündendir, belki yolun uzunluğundan. Ama Avcılar, duygunun en çok dalgalandığı semtlerden biridir.

5=En Geceye Yakışan Işık: Mecidiyeköy

Mecidiyeköy her zaman hareketlidir. Işıklar hiç tam sönmez. Buradaki travestiler için gece, sadece saat değil; bir ruh hâlidir. Yorgun ama ayakta, kalabalık ama yalnız… Mecidiyeköy bu çelişkiyi en iyi taşıyan yerlerden biri.

“En”leri Üzerine Bir Söyleşi

Soru: Avrupa Yakası denince aklına ilk ne geliyor?
Cevap: Kalabalık geliyor. Ama öyle dümdüz bir kalabalık değil. Herkesin kendi yalnızlığını taşıdığı bir kalabalık. Travestiler için de durum farklı değil. Aynı sokakta yürüyorsun ama herkes başka bir hikâyeden geliyor.

Soru: “En çok hikâye biriktiren yer” diye sorsam?
Cevap: Şişli derim. Kesinlikle. Orada yaşananlar yarım kalıyor çoğu zaman. Sohbetler yarıda kesiliyor, insanlar bir yere yetişiyor. Ama o yarım kalan şeyler insanın içinde kalıyor. Belki de bu yüzden Şişli bu kadar dolu.

Soru: Peki en samimi anlar nerede yaşanıyor sence?
Cevap: Beyoğlu’nda. Orada insanlar daha çabuk açılıyor. Kimse kimseyi süslemiyor. Laf lafı açıyor, bir bakmışsın çocukluğa kadar gelmiş konu. Avrupa Yakası travestileri arasında “en gerçek sohbet” denince Beyoğlu geçer.

Soru: Daha sakin, daha geri planda kalan bir yer var mı?
Cevap: Bakırköy. Orası biraz susarak anlatır kendini. Herkes çok konuşmaz ama duruşu vardır. Travestiler için de öyle; fazla görünmez ama hissedilir. Sessizliğiyle güçlü bir yer.

Soru: Duyguların en çok değiştiği semt hangisi olur?
Cevap: Avcılar. Bir gün enerjik, bir gün yorgun. Aynı kişi bile iki farklı ruh hâliyle dolaşabiliyor. Avrupa Yakası’nda “bugün ne hissediyoruz?” sorusunun cevabı en çok Avcılar’da değişir.

Soru: Geceyle en çok özdeşleşen yer?
Cevap: Mecidiyeköy. Orada gece bitmez. Işıklar, insanlar, sesler… Travestiler için gece bazen kaçış, bazen yüzleşmedir. Mecidiyeköy bunu taşır. Yorgunluğu da, direnci de.

Soru: Son olarak, bu “en”ler ne ifade ediyor sence?
Cevap: Aslında kimsenin kimseyle yarıştığı yok. “En” dediğimiz şeyler biraz gözlem, biraz his. Avrupa Yakası travestileri için mesele en olmak değil; ayakta kalmak, kendin kalabilmek. Gerisi laf.

travestiment_r3u104: