Avrupa Yakası Travestilerinin Yasaklı Gecelerinden Çarpıcı İtiraflar

Avrupa Yakası Travestilerinin Yasaklı Gecelerinden Çarpıcı İtiraflar

İstanbul’un Avrupa Yakası, gündüzleri kalabalık caddeleri, iş merkezleri ve bitmeyen koşuşturmasıyla bilinir. Ama gece çökünce, bu yüzeyin ardında çok daha farklı bir dünya ortaya çıkar. Sırların, yasaklı arzuların ve fısıltılarla dile getirilen itirafların dünyasıdır bu. Travestiler için Avrupa Yakası, sadece bir semt değil, maskelerin düştüğü, erotizmin en sahici haliyle yaşandığı gizli bir sahnedir.

Yasaklı Gecelerin Başlangıcı

Bir travesti şöyle anlatıyor:
“Gece yarısı Taksim’den Şişli’ye doğru yürürken, herkesin gündüz gözüyle bilmediği bir sokak hayat bulur. Kapalı kapılar açılır, kahkahalar duyulur, sanki İstanbul’un başka bir ruhu ortaya çıkar. Bizim gecelerimiz yasaklıdır; çünkü çoğu insan o dünyayı bilmez, bilse de konuşmaya cesaret edemez.”

Çarpıcı İtiraflar

Her gecenin kendine özgü bir hikâyesi vardır. Bazen bir yabancının bakışı, bazen de hiç hesapta yokken başlayan kısa bir yakınlık, gecenin akışını değiştirir. Travestiler, bu gecelerde yaşadıklarını anlatırken çoğu zaman seslerini alçaltır:
“Bir gece kulübünde başlayan masum bir sohbetin, sabaha kadar unutulmaz bir hikâyeye dönüştüğünü çok gördüm. Ama bu anılar genelde paylaşılmaz, sadece içimizde saklanır. Çünkü gizem, bizim en büyük gücümüzdür.”

Avrupa Yakası’nın Gizli Haritası

Şişli’nin loş barlarından Beşiktaş’ın ara sokaklarına, Bakırköy’ün sakin apartman dairelerinden Tarlabaşı’nın daracık caddelerine kadar her köşe bir sır saklar. Bu mekanlarda yaşanan anlar sadece bedensel yakınlık değil, aynı zamanda özgürlüğün verdiği heyecandır.

Sırların Büyüsü

Travestilerin itiraflarında en çok dikkat çeken şey, özgürlüğün erotizmle iç içe geçmesidir. Çünkü yasaklı geceler aslında sadece erotik değil; aynı zamanda bir meydan okuma, bir var olma çabasıdır.
“Bizim gecelerimizde saklı olan şey, sadece arzular değil; aynı zamanda özgürlüğün fısıltısıdır. Her bakış, her dokunuş, aslında ‘ben buradayım ve maskesizim’ demektir.”

Röportajcı: İstanbul’un Avrupa Yakası geceleri hep bir sır perdesiyle anlatılır. Sen bu hayatın içinden birisin. Bize biraz bahseder misin, bu “yasaklı geceler” nasıl başlıyor?

Travesti: Aslında yasaklı olan geceler değil, insanların bakış açısı. Bizim gecelerimiz Taksim’den Şişli’ye, Beşiktaş’tan Bakırköy’e kadar uzanan kocaman bir harita. Bir bar kapısından içeri girersin, herkes gündüz kimliğini bir kenara bırakmıştır. Kimi iş insanı, kimi öğrenci… Orada herkes maskesizdir.

Röportajcı: Peki bu gecelerde seni en çok etkileyen anlar hangileri?

Travesti: Bir bakış bazen saatlerce süren sohbetten daha güçlüdür. Bir yabancının gözlerinde gördüğün merak, fısıltıyla söylenen tek bir cümle… Bunlar bizim için çok şey ifade eder. Erotizm sadece tenin temasıyla ilgili değil; özgürlüğün, korkusuzluğun verdiği o elektrik de işin içinde.

Röportajcı: Avrupa Yakası’nın hangi bölgeleri bu atmosferi daha çok yansıtıyor?

Travesti: Şişli’nin loş barları, Beşiktaş’ın ara sokakları, Bakırköy’ün daha sakin apartman daireleri… Hepsinin ayrı bir ruhu var. Mesela Şişli daha hızlı, daha yoğun bir tempoya sahip. Beşiktaş daha genç, daha dinamik. Ama hepsinde ortak bir şey var: özgürlük.

Röportajcı: “İtiraf” dediğinde aklına ilk gelen nedir?

Travesti: En çok duyduğum şey, insanların aslında yıllardır yaşamak isteyip de cesaret edemedikleri arzularını bizimle paylaşması. Biri bana şöyle demişti: “Seninle ilk kez kendim olabildim.” İşte bu cümle, tüm gecelerin özetidir.

Röportajcı: Son olarak, bu yasaklı gecelerin perde arkasında nasıl bir duygu var?

Travesti: Tutku, merak ve biraz da cesaret. Bizim gecelerimiz sırlarla dolu. Ama o sırlar, İstanbul’un kalbine erotizmin en gerçek rengini katıyor.

Comments

No comments yet. Why don’t you start the discussion?

    Bir yanıt yazın

    E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir