Beylikdüzü’nde Otelde Değil, Yolda Başlayan Erotik Bir Kaçamak

Beylikdüzü’nde Otelde Değil, Yolda Başlayan Erotik Bir Kaçamak

1. Başlangıç – Kıvılcımın Doğuşu

Gece Beylikdüzü sahil yoluna usulca serilmişti. Arabayı sürenin elleri direksiyonda, yan koltukta oturanın gözleri ise çoktan sürücünün bakışlarında kaybolmuştu. Yol boştu ama ikisinin arasında gizlenen o yoğunluk, her tabeladan, her virajdan daha belirgin hissediliyordu. Önceden kararlaştırılmış bir otel buluşması vardı, evet… Ama daha arabaya binildiği anda, bu yolculuğun başka bir yöne kayacağı belliydi.
Bir an için suskunluk oldu. Sadece radyodan çalan hafif caz melodisi ve denizden esen rüzgârın kokusu vardı. Ama o sessizlik, erotizmin en güçlü habercisiydi.

2. Gelişme – Yolda Alevlenen Tutku

Araba hızla Beylikdüzü’nün geniş bulvarlarında süzülürken, direksiyon tutan el yavaşça yolcu koltuğuna doğru kaydı. Önce masum bir dokunuş gibi görünen temas, dakikalar içinde elektrik yüklü bir gerilime dönüştü. Göz göze geldiklerinde ikisi de artık otelin kapısından girmeyi bekleyemeyeceklerini anlamıştı.
Kırmızı ışıkta durduklarında dışarıdan sıradan bir çift gibi görünüyorlardı. Ama camların ardında nefesler hızlanmış, dudaklar birbirine yaklaşmıştı. İlk öpücük öyle yoğun, öyle sabırsızdı ki, araba bir anda hareket eden bir otel odasına dönüştü.

3. Sonuç – Varış Noktasından Önce

Otelin neon tabelası uzaktan görünüyordu ama artık hiçbir önemi kalmamıştı. Çünkü gerçek kaçamak, çoktan başlamıştı. Dudakların aralıksız buluşması, ellerin kaybolan sabrı ve bedenlerin yolda birbirini keşfetmeye başlaması… Beylikdüzü’nün ışıkları arkada kaybolurken, onların hikâyesi çoktan zirveye ulaşmıştı.
Varış noktası belliydi ama asıl tutku, otel odasında değil; yolun kendisinde, araba koltuklarının dar ve yasaklı atmosferinde doğmuştu.

Söyleşi: Beylikdüzü’nde Yolda Başlayan Kaçamak

– Öncelikle buluşma planınızdan bahseder misiniz?
A: Aslında çok basitti. Beylikdüzü’nde bir otelde buluşacaktık. Önceden konuşmuştuk, “orada daha rahat oluruz” diye düşünmüştük. Ama işler hiç planladığımız gibi ilerlemedi.

B: Evet, arabaya bindiğimiz anda ikimizin de gözlerinde farklı bir şey vardı. Daha yola çıkar çıkmaz, otelin tabelasını görmeden bile, gecenin bizi başka yere götüreceğini anlamıştık.

– O yolculukta ilk kıvılcım nasıl ortaya çıktı?
B: Direksiyon başında elim biraz titriyordu, fark etmemesi imkânsızdı. Onun bana gülümseyişiyle birlikte elim, farkında olmadan onun dizine dokundu. Sanki elektrik çarpmış gibi oldu.

A: Ben de o anda gözlerimi ondan ayıramadım. O küçük dokunuş bile yetti. Arabanın içinde bir anda nefesler değişti, kalp atışlarımız hızlandı.

– Kırmızı ışıkta yaşanan an çok dikkat çekiciymiş, biraz anlatır mısınız?
A: Evet… O anı unutamam. Araba durmuştu, etrafımızda sıradan bir kalabalık vardı. Dışarıdan bakıldığında sıradan bir çift gibiydik. Ama camın ardında dudaklarımız birbirine yaklaşmıştı. İlk öpücükte her şey koptu.

B: O öpücük, otel odasında başlaması gereken şeyin aslında yolda başlamasının kanıtı oldu. O an arabada zaman durdu.

– Peki otel odasına vardınız mı?
B: Vardık, ama işin ilginç yanı, asıl hikâye zaten otele varmadan çoktan başlamıştı. Orada sadece devamı geldi.

A: Beylikdüzü’nde o geceyi özel kılan şey, otel değil; yolun kendisi oldu. Bizim için erotizm varış noktasında değil, yolculuğun içinde doğdu.

– Son olarak, o geceyi tek bir cümleyle özetler misiniz?
A: “Beylikdüzü’nde neon ışıklardan önce, bir araba farının altında doğan kaçamak.”
B: “Erotizm bazen otel odasında değil, yolda başlar.”

Comments

No comments yet. Why don’t you start the discussion?

    Bir yanıt yazın

    E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir