Bakırköy’ün kalabalık istasyonunda gün akşamın kızıllığına teslim olurken, tren sesleriyle birlikte bambaşka bir heyecan baş gösterir. Yolcuların telaşı arasında göz göze gelen iki yabancı, aslında sıradan bir seyahatin çok ötesine geçeceklerini daha o an hisseder.
İstasyonda bir buluşmanın masum görünüşü, kısa sürede arzunun gizli dokunuşlarına dönüşür. Rayların üzerinde yankılanan metal sesi, içten içe yükselen tutkuyu perdelemeye çalışsa da, gözlerdeki ışıltı her şeyi ele verir. Bakırköy’ün eski taş duvarları, yıllardır nice kavuşmalara tanık olmuştur; fakat bu buluşmanın taşıdığı erotizm, diğerlerinden farklıdır.
Bir trenin kapıları açılırken, aralarında kurulan görünmez bağ da güçlenir. Yolculuk başlamadan önce paylaşılan birkaç kelime, fısıltıya dönüşür. Bir gülüş, bir dokunuş ve belki de kimsenin fark etmediği kısa bir yakınlaşma… İstasyondaki kalabalık içinde kaybolan bedenler, aslında birbirini bulmanın en doğal erotizmini yaşar.
Tren hareket ettiğinde, geride kalan Bakırköy sadece bir fon gibidir. İçeride ise şehir ışıklarının gölgeleri, cama yansıyan yüzler ve hızla geçen manzara eşliğinde gerilimle karışık bir haz başlar. Yolculuk nereye gider, hangi durakta son bulur bilinmez ama o anın yoğunluğu, sıradan bir seyahati unutulmaz bir erotik hikâyeye dönüştürür.
Bakırköy İstasyonu, sadece trenlerin kalkış noktası değildir; bazen arzuların da başladığı yer olur.
Röportaj: Bakırköy İstasyonunda Başlayan Yolculuk
– Öncelikle tanıştığınız o anı bize anlatır mısınız?
Evet… Aslında tamamen tesadüftü. Akşam üzeriydi, istasyon kalabalıktı. Treni beklerken yan yana düştük. Göz göze geldik, o anda garip bir çekim hissettim. İnsan bazen kelimelerden önce bakışlarla çok şey anlatabiliyor ya, öyle bir andı.
– Peki, bu karşılaşma sadece bir yolculuk sohbeti olarak mı kaldı?
Hayır, kesinlikle değil. Önce sıradan sorular sorduk: “Hangi durağa gidiyorsun?” gibi. Ama sonra ses tonuna, gülüşüne kapıldım. O kalabalıkta, ikimizin arasında sanki görünmez bir alan oluştu. Çevremizi unuttuk diyebilirim.
– İstasyondaki ortamı biraz betimleyebilir misiniz?
Rayların metal sesi, trenin fren gıcırtıları… Kalabalığın karmaşası arasında çok garip bir huzur vardı. Yan yana duruyorduk, omuzlarımız birbirine çarptığında bile elektrik gibi bir şey geçti. O kadar doğal, ama bir o kadar da erotik bir his…
– Trene bindiğinizde neler oldu?
Kapılar kapandı, tren hareket etti. O anda dışarıdaki dünya koptu. Camdan yansıyan ışıklar, hızla geriye kayan manzara… İçimizde bir gerilim vardı, ama aynı zamanda büyük bir haz. Konuşmalarımız fısıltıya dönüştü. Bir ara elimiz birbirine değdi ve geri çekmedik. İşte o an, sıradan bir yolculuğun çok ötesine geçtiğini anladım.
– Sizce bu karşılaşmayı özel kılan neydi?
Plansız olması… Tesadüfen gelişen bir yolculuğun bu kadar yoğun bir erotizm barındırması. Bakırköy İstasyonu’ndan kalkan sıradan bir tren, bizim için bambaşka bir hikâyenin başlangıcı oldu.
– Son olarak, bu anı tek bir cümleyle özetlemeniz gerekse?
“Bakırköy’de bir istasyonda, tren raylarının gürültüsü arasında doğan sessiz bir erotizm.”