Sokak Lambalarının Altında Başlayan Hikâye
Saat gece yarısını gösterirken Şişli sokakları bambaşka bir yüzünü ortaya çıkarır. Gündüz koşuşturan kalabalığın yerini, ışıkların altına düşen gölgeler ve ağır ağır yürüyen ayak sesleri alır. Her travesti için bu saatler, hem riskin hem de özgürlüğün zamanıdır.
Göz Göze Geldiğin An
Bir barda ya da sokakta göz göze gelirsin. O bakışta meydan okuma vardır, aynı zamanda içtenlik de. Travestilerin dünyasında ilk izlenim çoğu zaman kelimelerden güçlüdür. Bir anlık bakış, bütün gecenin seyrini değiştirebilir.
Kahkahaların Ardındaki Hüzün
Dışarıdan bakanlar sadece kahkahaları duyar; içeri girenler ise hüzünle karışık bir tutkuyu hisseder. Bir masada gülüşen, şakalaşan travesti, belki de biraz önce hayatta kalmanın bedellerini düşünüyordur. İşte bu tezat, Şişli’nin gecesini çarpıcı kılan en önemli yanlardan biridir.
Sahnenin Arkasındaki Gerçekler
Şişli’deki küçük kulüpler, travestilerin hem sahnesi hem de sığınağıdır. Sahne ışıkları altında parlayan simler, perde kapandığında birer yara izi gibi silinip gider. Kimi travesti için bu sahne alkıştan çok bir itiraftır: “Ben buradayım ve yaşıyorum.”
Erotizmle Dokunan Anlar
Gece ilerledikçe sohbetler daha samimi, dokunuşlar daha yoğun hale gelir. Erotizm burada sıradan bir kelime değil, şehrin kalp atışı gibidir. Bir elin diğerine değmesi bile, Şişli’nin sokaklarında saatlerce konuşulacak bir hikâyeye dönüşebilir.
Korku ve Cesaretin Yan Yana Hali
Her gece, travestiler için cesaret sınavıdır. Hem toplumun önyargısına hem de gecenin tehlikelerine karşı dimdik durmak gerekir. Ama işte tam bu noktada en çarpıcı yan ortaya çıkar: korkunun yanında yürüyen büyük bir cesaret.
Gün Doğarken Kalan İzler
Sabahın ilk ışıklarıyla Şişli sessizleşir. Ama geceyi yaşayanlar için izler kolayca silinmez. Bir kahkahada, bir fısıltıda, bir bakışta, o geceden kalan parçalar taşınır. Şişli’nin gece yarısı travesti hayatı, işte bu yüzden unutulmazdır: çünkü her anı, biraz tutku, biraz hüzün ve çokça gerçeklik barındırır.
Röportaj: Şişli’nin Gecelerine Tanıklık
Soru: Gece yarısı Şişli senin için ne ifade ediyor?
Yanıt: Şişli, gündüzleri sıradan bir semt gibi görünür ama gece olunca bambaşka bir yüzünü açar. Bizim için gece, özgürlüğün başladığı andır. Çünkü gün boyu bastırdığımız kimliklerimizi, gecenin örtüsüyle rahatça ortaya çıkarabiliyoruz.
Soru: Şişli’de travesti hayatının en çarpıcı yönü sence nedir?
Yanıt: En çarpıcı olan şey, tezatların aynı anda yaşanması. Bir yanda kahkahalar, danslar, erotizmle yoğrulmuş samimi anlar… Ama diğer yanda hüzün, yalnızlık ve hayatta kalma mücadelesi. İnsanlar bizi dışarıdan hep neşeli görür ama işin perde arkasında çok daha derin hikâyeler var.
Soru: Gece yarısı yaşadığın unutulmaz bir anını paylaşır mısın?
Yanıt: Bir gece bir müşteriyle oturuyordum. Önce sadece sohbet etmek istemişti, ama sonra bana hayat hikâyesini anlattı. O an fark ettim ki, biz bazen sadece eğlence değil; insanlara bir dost, bir sırdaş da oluyoruz. O gece bana “ilk defa gerçekten anlaşıldım” dedi. Bu söz hâlâ kulağımda.
Soru: Erotizm bu hayatın neresinde duruyor?
Yanıt: Erotizm bizim için sadece beden değil, aynı zamanda bir bakış, bir dokunuş, bazen de sadece yan yana durmak. Şişli’de geceler erotizmin nabzını tutar çünkü her şey çok gerçek ve filtresiz yaşanır. Burası tutkuların açıkça dile getirildiği bir sahnedir aslında.
Soru: Zor yanları nelerdir?
Yanıt: Korku hep yanımızda. Hem şiddet, hem önyargı… Ama biz buna rağmen sahnede gülümseriz, sokakta dimdik yürürüz. Cesaret, bizim en büyük makyajımızdır diyebilirim.
Soru: Şişli’yi özel yapan şey ne?
Yanıt: Burada kimliğini gizlemeye gerek yok. Herkesin kendine yer bulabildiği bir alan var. Bu özgürlük, bizim için çok kıymetli. O yüzden İstanbul’un en çarpıcı travesti hikâyeleri, çoğu zaman Şişli’den çıkar.