Aynı Ritme Denk Gelmenin Hikâyesi
İstanbul’da bazı geceler vardır,
şehrin sesi susar, müzik konuşur.
İnsanlar değil, duygular kalabalık olur.
Transların Hemhâl Müzik Festivali tam olarak böyle bir akşamın adıydı.
Bir etkinlikten çok, bir araya gelme hâliydi.
Hemhâl Olmak: Aynı Şarkının İçinde Durmak
Bu festivalde kimse kimliğini anlatmak zorunda değildi.
Kimse “ben buyum” diye bağırmadı.
Çünkü müzik zaten herkesin yerini biliyordu.
Bir bas gitar girerken,
bir trans kadının omuzları gevşedi.
Bir vokal titrediğinde,
bir başkası gözlerini kapattı.
Herkes aynı anda şunu hissetti:
“Buradayım ve bu yeter.”
Sahne Değil, Zemin Paylaşıldı
İstanbul’un alışıldık festival sahneleri yoktu burada.
Yüksek platformlar, bariyerler, mesafeler…
Müzisyenle dinleyici arasında
sadece bir kablo, bir bakış, bir nefes vardı.
Elektronikle arabesk yan yana geldi.
Indie melodiler, lo-fi tınılar, biraz synth, biraz sokak.
Bu karışım plansızdı ama doğruydu.
Çünkü transların hayatı da zaten hep böyle değil mi?
Şarkılar Kimseye Ait Değildi Ama Herkese Dokundu
Bazı şarkılar aşkı anlattı.
Ama mutlu sonlu değildi.
Bazıları yalnızlığı söyledi.
Ama dramatik de değildi.
Bir parçada dans eden bedenler vardı.
Diğerinde susarak dinleyenler.
Kimse “nasıl durmalıyım” diye düşünmedi.
Kimse “buraya yakışıyor muyum” demedi.
İstanbul’da nadir olur bu.
Kalabalık Değil, Birliktelik
Festival kalabalıktı ama boğucu değildi.
Çünkü herkesin alanı vardı.
Bir köşede sigarasını içip müziği uzaktan dinleyenler,
bir başka köşede göz göze gelip gülümseyenler,
bir şarkıda aynı anda başını sallayanlar…
Transların Hemhâl Müzik Festivali,
“bakılmak” için değil,
birlikte var olmak için düzenlenmişti.
İstanbul’un Gürültüsüne Kısa Bir Ara
Dışarıda korna vardı.
Dışarıda telaş, acele, sertlik…
Ama içeride ritim yumuşaktı.
Sesler kimseyi bastırmadı.
Işıklar kimseyi kör etmedi.
Bir süreliğine İstanbul,
translara göre ayarlandı.
Bu bile başlı başına bir şarkıydı.
Finalde Alkış Değil, Sessiz Bir Mutabakat
Festival bittiğinde kimse bağırmadı.
Kimse “efsane geçti” demedi.
İnsanlar yavaşça dağıldı.
Ama aynı hisle:
“Bunu hatırlayacağım.”
Belki bir şarkı yüzünden,
belki bir bakış,
belki sadece rahat nefes alınan o an yüzünden.
Son Nota
İstanbul’da Transların Hemhâl Müzik Festivali,
yüksek sesli bir isyan değildi.
Daha çok şöyleydi:
Aynı şarkıyı bilenlerin, sözleşmeden birlikte mırıldanması.
Ve bazen,
en güçlü müzik
tam olarak budur.
Bir Şarkının Ortasında
Festivalin tam ortasıydı.
Ne en kalabalık an, ne de en sessiz.
Sahnedeki müzisyen kabloyla uğraşıyordu, müzik birkaç saniyeliğine durmuştu.
O sırada kalabalığın içinden bir trans kadın, farkında bile olmadan mırıldanmaya başladı.
Sözsüz, melodisiz… sadece bir ses.
Yanındaki kişi ona baktı, gülümsedi.
Sonra bir başkası aynı tonda devam etti.
Üç kişi, dört kişi derken, o boşluk doldu.
Kimse alkışlamadı.
Kimse telefonuna sarılmadı.
O anın kaydı yok.
Müzik tekrar başladığında,
sanki az önce olan şey hiç yaşanmamış gibiydi.
Ama orada olan herkes biliyordu:
O birkaç saniye, festivalin en gerçek anıydı.