İstanbul, iki yakasıyla da bambaşka bir şehir. Asya’nın enerjisini Kadıköy’den, Avrupa’nın hareketliliğini ise Bakırköy’den hissedebilirsiniz. Bu semtlerdeki travesti bireyler, şehrin çeşitliliğini ve çok sesliliğini en güçlü şekilde yansıtan topluluklardan biri.
Kadıköy, özgürlüğün ve samimiyetin adresi. Moda sahilinde oturup denize bakarken, yan sokaklarda müzik yapan gençlerle karşılaşabilirsiniz. Burada travesti bireyler, kendi kimliklerini rahatlıkla gösterebilir. Kimse garip bakışlarla yargılamaz, çünkü Kadıköy’ün ruhu farklılıklara kucak açar.
Bakırköy ise daha canlı, daha hareketli bir yerdir. Çarşısının kalabalığı, kafelerin enerjisi ve gece hayatının temposu, burayı İstanbul’un en sosyal semtlerinden biri yapar. Travestiler için burası sadece bir yaşam alanı değil, aynı zamanda görünürlük kazandıkları bir sahnedir.
İki semti de birleştiren ortak nokta, özgürlük arayışı ve insanların samimiyetle kurduğu bağlardır. Kadıköy ve Bakırköy’deki travesti topluluklarının hikâyeleri, aslında İstanbul’un kalbinin nasıl attığını gösterir: cesaretle, renklilikle ve dayanışmayla.
Gazeteci: Kadıköy senin için ne ifade ediyor?
Derya (32): Kadıköy benim için nefes almak demek. Moda sahilinde oturduğumda ya da Bahariye’de yürüdüğümde kendimi özgür hissediyorum. İnsanlar daha rahat, daha anlayışlı. Kimliğimle görünür olmak burada daha kolay.
Gazeteci: Peki Bakırköy’de durum nasıl?
Derya: Bakırköy biraz daha kalabalık, biraz daha hızlı. Çarşısı, kafeleri, gece hayatı… Orada da kendini saklamadan yaşayabiliyorsun ama tempo yüksek. Bir kafede otururken yan masadan biriyle sohbet edebiliyorsun, insanlar daha çabuk kaynaşıyor.
Gazeteci: İki semti kıyasladığında en büyük fark ne sence?
Derya: Kadıköy daha samimi, daha huzurlu. Bakırköy ise daha hareketli, daha sosyal. Biri bana denizi ve sakinliği hatırlatıyor, diğeri kalabalığı ve enerjiyi. İkisi de hayatımda farklı bir boşluğu dolduruyor.
Gazeteci: Travesti bireyler için bu iki semtin önemi nedir?
Derya: Bizim için sadece mekân değil, bir aidiyet duygusu. Kadıköy’de “ben de buradayım” diyorsun. Bakırköy’de ise “ben de bu kalabalığın parçasıyım.” İkisi de farklı ama çok değerli hisler.
Gazeteci: Son olarak İstanbul’un bu iki yakasında yaşadıklarından çıkarımın ne oldu?
Derya: İnsanların önyargıları bazen hâlâ var ama biz görünür oldukça, hikâyelerimizi anlattıkça değişiyor. Kadıköy’de huzuru, Bakırköy’de enerjiyi buluyorum. Belki de İstanbul’u yaşanır kılan şey, bu çeşitlilik.