Kadıköy… Renklerin, seslerin, sanatın, özgürlüğün ve bazen de gölgelerin şehri. Sahil kenarında oturup bir vapurun izini sürerken, özgürlük üzerine hayaller kuranların gözyaşlarına karışan tuzlu rüzgarlarla büyüdük. İşte bu yüzden bu manifesto sadece bir metin değil. Bu manifesto bir haykırış, bir umut, bir karşı duruş.
2026 yılına girerken, artık susmak yerine kendimizi var etmeyi seçiyoruz. Çünkü biliyoruz ki görünür olmak özgürleşmenin ilk adımıdır.
Biz Kimiz?
Biz, “travesti” kelimesini bir hakaret değil, bir varoluş sembolü olarak alanlarız. Kadıköy sokaklarında yürürken sadece kimliğimizi değil, başkalarının göremediği hikayeleri de taşırız. Arka sokaklarda solan umutları topladık, kırılan hayalleri yamadık, reddedildiğimiz kapılardan yeniden geçtik.
Neden Manifesto?
Çünkü sesimizin duyulmaması demek, yok sayılmanın başka bir adı.
Çünkü görünmezlik artık bizim için bir seçenek değil, bir tehdit.
Çünkü varoluşumuz “tartışma konusu” değil, bir gerçek.
Bu manifesto, yaşama hakkımızın, onurumuzun ve hikayemizin iadesi içindir.
2026 İçin Sözümüz:
Korkularımıza değil, hayallerimize sahip çıkan bir Kadıköy!
Dışlanmanın değil, dayanışmanın şehri!
Trans kadınların sadece var olabildiği değil, özgürce sevebildiği, çalışabildiği, yaşayabildiği bir sokak kültürü!
Etiketler değil, insanlık mücadelemizin merkezinde olsun!
Sesimiz Sokaklarda, Ruhumuz Hayatta
Biz yalnız değiliz. Sanatçılar, öğrenciler, öğretmenler, kuir gençler, hatta bizi anlamakta zorlanan ama kalbinde sevgi taşıyan herkes… Bu manifesto yalnızca travesti bireylerin değil, tüm özgür ruhların manifestosudur.
2026 yılına doğru ilerlerken, sözü olan herkes tarafından duyulacak bir kararlılıkla yürüyoruz. Çünkü biz; kendi gökkuşağımızı gökyüzüne çizenleriz.
Ve bu manifesto, kimsenin iznini beklemeden haykırdığımız özgürlük şiirimizdir.
Röportaj: Deniz K.
Yer: Kadıköy, Moda Sahili
Deniz:
Bu manifestonun hazırlanma sürecine tanıklık etme fırsatını yakaladığım için mutluyum. Önce en temelinden başlayalım: Neden 2026? Neden şimdi?
Ayşen (32):
Çünkü artık zaman doldu. Yıllarca “sırada biz varız” dedik. Ama hem toplumsal hem de hukuki olarak beklediğimiz o çağ hiçbir zaman gelmedi. Kendi çağımızı kendimiz yaratmaya karar verdik. 2026 bizim için eylemsiz bir umut değil, somut bir başlangıç yılı.
Deniz:
Manifestoda “var olduğumuzu ispatlamaya değil, konuşmaya geldik” diyorsunuz. Bu söz size göre ne ifade ediyor?
Mahir (27):
Biz uzun yıllar sadece görmezden gelinmekle kalmadık, ayrıca konuşmamız bile gereksiz sayıldı. O yüzden travesti olmak hep “savunma” ile eşleştirildi. Ama biz artık savunmuyoruz. Biz hikâyemizi anlatıyoruz. Masaya bir sandalye değil, bir mikrofon çekiyoruz. Konuşmak, mücadelemizi insancıllaştırıyor.
Deniz:
Kadıköy’ün bu manifestoda özel bir yeri var. Sizce neden Kadıköy?
Selin (29):
Kadıköy bir sığınak gibi görüldü hep. Ama aslında bu sokakların da kendi karanlığı var. Şehrin en özgür görünen semti bile bizi çoğu zaman “konuk” gibi ağırlıyor. Manifesto, “burada kalıcıyız” demenin başka bir yolu. Kadıköy, bir arka plan değil, bu hareketin kalbi.
Deniz:
Toplumdaki travesti algısını değiştirmek mümkün mü sizce?
Ayşen:
Biz o algının en ağır versiyonlarıyla her gün yüzleşiyoruz. Medyada göründüğümüzde ya mağduruz ya alay konusu. Manifesto, “biz buradayız ve anlatacak sözümüz var” demek. Algıyı değiştirmek tek bir afişle olmaz ama bu metin, bunun başlangıcı olabilir.
Deniz:
2026 için bir hayal kursanız, nasıl olurdu?
Mahir:
Önyargısız bir sohbet… Ev sahibinin ev kiralamadan önce “travesti misiniz?” diye sormadığı, polisin bizi gördüğünde tutanak yazmak yerine dinlediği bir İstanbul. Basit aslında. Sadece bir insan olarak var olabilmek istiyoruz.
Deniz:
Manifesto yayınlandığında nasıl bir etki yaratmasını bekliyorsunuz?
Selin:
Belki herkes okuyacak. Belki sadece birkaç kişi. Ama önemli değil. Biz bunu bir yasa tasarısı gibi değil, bir duygu çağrısı olarak yazdık. Bir kişi bile anlayarak okusa, bizim için kârdır.
Deniz:
Son olarak, bu söyleşiyi okuyan birine ne söylemek istersiniz?
Ayşen:
Belki bizi tanımıyorsunuz. Belki önyargılarınız var. Ama bir gün bu metni okur ve bir travestiyle aynı masada çay içerseniz, bilin ki bu manifesto işe yaramıştır.

