Şişli’mi Gel, Şehveti Gör Travestilerde

Şişli’mi Gel, Şehveti Gör Travestilerde

Travestiler, Şişli’nin gece hayatına yalnızca farklılık değil, aynı zamanda renk, cesaret ve kendine has bir enerji katıyor. Onlarla karşılaştığınızda sadece dış görünüşleri değil; yaşamın tüm tutkularını, sevinçlerini ve zaman zaman kederlerini de görürsünüz. Kimi zaman sahnede parlayan bir yıldız, kimi zaman kaldırımda kahkahalarla gülen bir arkadaş gibidirler.

“Şehvet” burada yalnızca fiziksel bir çağrışım değil. Aynı zamanda özgürce yaşamanın, kimliğini saklamadan var olmanın verdiği bir enerji. Travestilerin Şişli’deki varlığı, bu şehre bakan herkes için farklı duygular uyandırır: merak, hayranlık, bazen de ilham…

Sonuçta Şişli’de bir gece gezintisine çıktığınızda göreceğiniz şey sadece ışıklı tabelalar ya da kalabalık değil; şehvetin, özgürlüğün ve insan olmanın en içten haliyle harmanlandığı bir hayat sahnesidir.

Şehvet ve Gerçek Hikâyeler

O gece aslında hiç planım yoktu. Bir arkadaşım “hadi gel, Şişli’ye gidelim, biraz dolaşırız” dedi. İçimden gitmek gelmedi önce ama sonra düşündüm, belki biraz kafa dağıtırım diye. Metrodan çıkınca kalabalık hemen yüzüne çarpıyor, ışıklar, sesler, bir koşturma… Ama asıl dikkatimi çeken o sokak köşesinde kahkahalar atan travestiler oldu.

Yaklaştıkça onların enerjisini hissettim. Renkli kıyafetler, yüksek topuklar, ama en çok da özgürlük vardı üzerlerinde. Biri göz göze geldi benimle, gülümsedi. “Ne bakıyorsun?” der gibi değil, tam tersine “gel, tanışalım” der gibiydi. Bir an tereddüt ettim ama adımlarım beni onların yanına götürdü zaten.

Muhabbet başladı hemen. İsmi Asya’ydı, yıllardır Şişli’de yaşıyormuş. “Burası bizim sahnemiz” dedi, “kimisi anlamıyor, kimisi hor görüyor ama biz yine de buradayız.” Anlattıkları arasında kahkahalar da vardı, gözlerinin kenarında saklanan küçük bir hüzün de. Dedi ki: “Bak, şehvet sadece beden değil, ruhun da coşkusu. Bizim yaşadığımız şey biraz da bu.”

O sırada başka bir arkadaşları geldi, elinde küçük bir hoparlör. Bir şarkı açtılar, sokakta dans etmeye başladılar. Etraflarında insanlar toplandı, kimisi telefonuna çekti, kimisi alkışladı. Ben ise bir an durdum, düşündüm. Hayatın bütün o ağırlığına, insanların yargılarına rağmen, bu kadar özgür dans edebilmek… işte gerçek cesaret buydu.

Gece ilerledikçe daha çok şey öğrendim onlardan. Birinin hayali sahnede şarkı söylemekmiş, diğerininse küçük bir kafe açmak. “Ama biz önce hayatta kalmaya çalışıyoruz” dedi Asya, “sonrası gelir mi, bilemem.” Gözleri doldu o an, ama sonra hemen toparlandı. Yine gülümsemeyi seçti.

Eve dönerken aklımda tek bir şey vardı: Biz çoğu zaman fark etmiyoruz, ama Şişli’nin geceleri aslında derslerle dolu. Şehveti sadece arzu sanıyoruz, oysa burada gördüğüm şey çok daha derin. Hayatla dalga geçen, yaralarıyla barışan ve yine de ışıldamayı bilen insanlar… Travestiler.

O gece anladım ki, onların hikâyeleri sadece kendilerine değil, hepimize ayna tutuyor.

Comments

No comments yet. Why don’t you start the discussion?

    Bir yanıt yazın

    E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir