Şişli’nin Gece Hayatı İstanbul’un Renkli Sosyal Mozaiği

Şişli’nin Gece Hayatı İstanbul’un Renkli Sosyal Mozaiği

Gece ilerledikçe Şişli, yalnızca eğlenmek isteyenlerin değil, aynı zamanda kendini özgürce ifade etmek isteyenlerin de buluşma noktası hâline gelir. Kafelerden yayılan müzik sesleri, sokak aralarındaki sıcak sohbetler ve farklı kültürlerin izlerini taşıyan insan profilleriyle Şişli, adeta küçük bir İstanbul özeti gibidir. Burada her sosyal kesimden insan bir şekilde bir araya gelir: gençler, sanatçılar, öğrenciler, beyaz yakalılar, göçmenler ve elbette travestiler.

Bu çeşitlilik, Şişli’nin gece hayatına farklı bir derinlik kazandırır. Çünkü burada hayat sadece parlayan neon tabelalardan ibaret değildir; aynı zamanda insan hikâyeleriyle dolu bir arka planı vardır. Bazı köşelerde kahkahalar duyulur, başka bir sokakta yalnız bir insanın sessizliği hissedilir. Ve tüm bu karmaşanın ortasında, herkes bir şekilde kendine ait bir yer bulur.

Şişli’nin gece atmosferinde, özellikle travestilerin de kendine yer bulduğu bir sosyalleşme alanı dikkat çeker. Bu, şehrin çok sesliliğini gösteren doğal bir parçasıdır aslında. Onlar da bu büyük metropolün gece sahnesinin birer oyuncusudur — bazen dans eden, bazen sohbet eden, bazen de sadece orada olmanın sessiz gururunu taşıyan insanlar.

Bugün Şişli’nin sokaklarında gezerken, bir şey fark edersiniz: hiç kimse tam olarak aynı değil, ama herkes bu şehrin bir parçası. Belki de İstanbul’u bu kadar büyüleyici yapan şey tam da budur; farklılıkların, renklerin ve hikâyelerin bir arada yaşayabilmesi. Şişli, bu zengin mozaiğin geceye bürünmüş hâlidir.

Şehrin Renkleri Arasında

Gazeteci: Saat gece yarısını biraz geçmiş. Şişli’nin ışıkları hâlâ sönmedi. Her köşede bir başka hikâye… Burada gecenin ritmini en iyi kim anlatır dersin?

Melis: (gülümseyerek) Ritmi duymak için sadece kulak değil, biraz da kalp lazım. Şişli’nin gecesi biraz karmaşık ama çok canlı. Herkesin bir sebebi var burada olmasına; kimisi eğlenmek için, kimisi nefes almak için, kimisi de görünmek için geliyor.

Gazeteci: Görünmek… Güzel bir kelime seçtin. Burada, özellikle gece saatlerinde, farklı sosyal kesimlerden insanların bir arada olduğunu görmek mümkün. Travestiler, öğrenciler, sanatçılar, iş çıkışında gelen beyaz yakalılar… Hepsi aynı sokakta. Bu sence bir tesadüf mü?

Melis: Hayır, bence Şişli bunu yıllardır başarıyor. İstanbul’un diğer semtlerinde insanlar birbirine daha mesafelidir, ama burada o çizgiler biraz silik. Travestiler de, gençler de, göçmenler de bu semtin dokusunun bir parçası. Kimse kimseye fazla karışmaz. Herkes kendi hikâyesini yaşar ama aynı sokakta nefes alır.

Gazeteci: Peki bu çeşitlilik sana ne hissettiriyor?

Melis: Aslında güven duygusu. Çünkü burada farklı olmak garip karşılanmıyor. Ben bazen bir kafede kahve içerken yan masada iki travesti arkadaşın sohbetine denk geliyorum, sonra yan masaya bir iş insanı oturuyor, derken bir öğrenci geliyor. Ve ilginçtir, herkes bir şekilde birbirine karışmadan birlikte var olabiliyor.

Gazeteci: Şişli’de gece yürüyüşleri yapmayı sevdiğini biliyorum. O anlarda seni en çok etkileyen şey ne oluyor?

Melis: Sanırım ışıklar. Sadece neon tabelaların değil, insanların yüzündeki ışıklar da var. Kimisi yalnız, kimisi umutlu, kimisi yaralı ama hepsi canlı. Travestiler mesela… Onları bazen dans ederken görüyorsun, bazen sessizce bir köşede sigara içerken. Hepsi hayatın bir parçası. Şişli onlara sadece yer vermiyor, aynı zamanda onları görünür kılıyor.

Gazeteci: Sence bu görünürlük İstanbul’un diğer yerlerine de yayılır mı?

Melis: Belki zamanla. Ama Şişli bu konuda hep öncü oldu. Burada gece sadece eğlence değil, aynı zamanda kabulün de zamanı. Herkesin bir şekilde “ben de buradayım” diyebildiği bir alan var.

Gazeteci: Son olarak, Şişli’yi tek bir cümleyle anlat desek?

Melis: “Işıkların altında herkesin kendi gölgesiyle barıştığı yer.”

Comments

No comments yet. Why don’t you start the discussion?

    Bir yanıt yazın

    E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir