Kavram Ne Anlatıyor?
“Namümkün bir girdap” ifadesi, İstanbul’da yaşayan travestilerin sıkça tarif ettiği ama tek bir başlık altında toplanması zor olan bir durumu anlatıyor: Çıkışı görünen ama ulaşılamayan bir döngü. Sosyoloji ve kent çalışmaları literatüründe bu tür durumlar, “yapısal kilitlenme” olarak tanımlanıyor.
Bu kilitlenme, bireysel tercihlerden çok sistemik koşulların sonucu.
İstanbul’un Çok Katmanlı Baskı Yapısı
İstanbul, heterojen yapısı nedeniyle özgürlük alanı gibi algılansa da, travestiler açısından şehir çok katmanlı bir baskı üretim merkezi hâline geliyor. Bu baskılar tek bir kaynaktan değil, eş zamanlı işleyen mekanizmalardan oluşuyor:
Mekânsal dışlanma
Güvencesiz çalışma alanları
Sürekli görünür ama korunaksız olma hâli
Bu durum, travestilerin şehir içinde sürekli yer değiştirmesine ama gerçek bir ilerleme sağlayamamasına yol açıyor.
Sosyolojik Açıdan Girdap Etkisi
Araştırmalara göre (şehir sosyolojisi ve queer çalışmalar), travestiler İstanbul’da üç temel döngü içinde kalıyor:
Görünürlük – Risk Döngüsü
Görünürlük arttıkça risk de artıyor. Bu da bireyin geri çekilmesine neden oluyor.
Ekonomik Zorunluluk – Mekânsal Sıkışma
Gelir elde edilebilen alanlar sınırlı, bu alanlar ise çoğunlukla güvensiz.
Umut – Tükenmişlik Salınımı
Şehir “imkân” vaadi sunuyor ama bu vaat çoğu zaman karşılıksız kalıyor.
Bu üçlü yapı, girdap etkisini sürekli yeniden üretiyor.
Psikolojik Boyut: Sürekli Askıda Kalmak
Klinik psikoloji açısından bakıldığında, travestilerde İstanbul’da yaşamaya bağlı olarak kronik belirsizlik stresi gözlemleniyor. Bu durum:
Karar alma mekanizmalarını zayıflatıyor
Uzun vadeli plan yapmayı zorlaştırıyor
Sürekli “idare etme” hâlini normalleştiriyor
Bu psikolojik askı durumu, bireyin şehirden çıkmak istemesine rağmen çıkamamasına neden oluyor.
“Gitmek” Neden Her Zaman Çözüm Değil?
Yaygın bir varsayımın aksine, İstanbul’dan ayrılmak her zaman çözüm sunmuyor. Çünkü:
Sosyal ağlar İstanbul merkezli
Ekonomik alternatifler sınırlı
Diğer şehirlerde görünmezlik başka riskler doğurabiliyor
Bu nedenle birçok travesti, İstanbul’da kalmayı seçmiyor; İstanbul’da kalmak zorunda kalıyor.
Kent Politikaları ve Görünmez Boşluklar
Mevcut kent politikaları, travestileri doğrudan hedef almaktan çok yok sayma üzerine kurulu. Bu da bilimsel literatürde “politik boşluk” olarak tanımlanıyor. Politika üretiminin olmadığı alanlarda, informal ve güvensiz yaşam biçimleri yaygınlaşıyor.
Bu boşluk, girdabın en kritik besleyicilerinden biri.
Namümkünlük Gerçekten Mutlak mı?
Araştırmalar şunu gösteriyor: Namümkünlük mutlak değil, süreklileştirilmiş bir durum. Yani bireysel çabayla değil; yapısal müdahalelerle kırılabilir.
Bunlar arasında:
Güvenli yaşam alanları
Çalışma hakkına erişim
Mekânsal ayrımcılığın azaltılması
ön plana çıkıyor.
Sonuç: Bir Şehir, Bir Döngü
Travestilerin İstanbul’da yaşadığı namümkün girdap, bireysel bir “baş edememe” durumu değil; şehirle kurulan asimetrik ilişkinin sonucu. İstanbul hem çekiyor hem bırakmıyor. Hem umut veriyor hem tüketiyor.
Bilimsel açıdan bakıldığında mesele şu soruda düğümleniyor:
Bir şehir, bazı sakinlerine neden hep “neredeyse mümkün” bir hayat sunar?
Bu sorunun cevabı bulunmadan, girdap varlığını sürdürmeye devam edecek.

