X

Travestilerin En Nadide Gecelikleri Kadıköy’de Sergide

Kadıköy bu aralar alışıldık kalabalığından biraz farklı bir şeye ev sahipliği yapıyor. Vitrinlerde, salonlarda ya da defile ışıklarında görmeye alışık olmadığımız bir detay, sessiz ama iddialı bir şekilde sahneye çıkıyor: Travestilerin özenle seçilmiş, kişisel hikâyeler taşıyan gecelikleri.

Bu sergi gösterişli bir moda şovundan çok uzak. Daha çok dokunarak, hissederek gezilen bir alan gibi. İnce danteller, saten kumaşlar, elde dikilmiş küçük detaylar… Her parça sanki sadece giyilmek için değil, anlatılmak için var.

Gecelikten Daha Fazlası

Sergide yer alan gecelikler yalnızca bir uyku giysisi değil. Kimi yıllar önce alınmış, kimi özel bir gecenin hatırası, kimi ise “kendim için” denilerek seçilmiş. Renkler yumuşak; pudra tonları, kırık beyazlar, gece mavileri… Kumaşlar ise cesur ama bağırmıyor.

Bir ziyaretçi vitrinin önünde durup şöyle diyor:

“Bunlar mağazalarda gördüğümüz şeyler gibi değil. Daha samimi. Daha gerçek.”

Kadıköy’e Yakışan Bir Ruh

Kadıköy’ün zaten alışık olduğu özgürlük hissi, bu sergide kendini doğal bir şekilde hissettiriyor. Kimseye bir şey ispatlama çabası yok. Ne fazla iddia ne de savunma. Sadece estetik ve ifade var.

Geceliklerin yanında küçük notlar dikkat çekiyor. Kısa cümleler, bazen yarım kalmış anılar. “Bu gece kendimi sevdim.” gibi. İşte sergiyi güçlü kılan da tam olarak bu yalınlık.

Moda, Kimlik ve Zarafet

Bu sergi bir moda etkinliği olduğu kadar bir duruş da aslında. Travestilerin stil anlayışını, zarafetle kurdukları ilişkiyi ve geceyle olan bağlarını sessizce anlatıyor. Gösterişsiz ama etkileyici.

Kadıköy’de açılan bu sergi, modanın yalnızca podyumlarda değil, kişisel alanlarda da doğduğunu hatırlatıyor. Ve bazen en şık parçalar, en sessiz olanlar oluyor.

Kadıköy’de Açılan Sergiden Bir Söyleşi

– Kadıköy’de böyle bir sergi açma fikri nasıl çıktı?

Aslında çok plansız başladı. Kendi aramızda konuşurken fark ettik. Gecelik dediğimiz şey bizim için sadece uyurken giyilen bir parça değil. Ev hâli, savunmasızlık, bazen de kendinle baş başa kaldığın an. “Bunları neden saklıyoruz ki?” dedik.

– Sergideki parçalar oldukça özel duruyor. Hepsi seçilmiş gibi.

Çünkü öyle. Her geceliğin bir hikâyesi var. Bazıları yıllardır dolapta duruyordu. Atılmamış ama giyilmeye de kıyılmamış. Bazıları ise “kimse görmeyecek ama ben kendim için güzel olmak istiyorum” diye alınmış parçalar.

– Moda dünyası genelde daha gürültülü. Bu sergi çok sakin.

Bilinçli bir tercih. Bağırmak istemedik. Işıklar yumuşak olsun, kumaşlar öne çıksın istedik. İnsan yaklaşsın, dokunmak istesin, durup düşünsün. Podyum değil burası, daha çok ev gibi.

– Gecelik seçerken nelere dikkat ediyorsun?

Rahatlık ama aynı zamanda zarafet. Çok iddialı olması gerekmiyor. Tenine değdiğinde iyi hissettirsin yeter. Bazen bir dantel detayı, bazen sırtındaki ince askı… Küçük şeyler ama hissi büyük.

– Sergiyi gezenlerin tepkileri nasıl?

Beklediğimizden daha samimi. İnsanlar fısıltıyla konuşuyor. “Bu bana bir şeyi hatırlattı” diyenler oluyor. Bir ziyaretçi “Ben geceliğe hiç böyle bakmamıştım” dedi. Bu cümle bizim için yeterliydi zaten.

– Travestiler için gecelik ne ifade ediyor sence?

Kalkanların indiği an. Makyaj yok, dışarısı yok, rol yok. Kendin varsın. O yüzden gecelik bazen bir kıyafet değil, bir hâl. Kendinle barışma hâli.

– Kadıköy bu sergi için doğru yer miydi?

Kesinlikle. Burada kimse tuhaf tuhaf bakmıyor. Merak var ama yargı yok. Sergiyle mekân birbirine uydu diyebilirim.

– Bu sergiden sonra ne olsun isterdin?

İnsanlar geceliği sadece bir “gece kıyafeti” olarak görmesin. İçinde bir hikâye olabileceğini fark etsin. Çünkü bazen en gerçek anlar, kimse bakmazken yaşanıyor.

Söyleşi bitiyor ama içeride asılı duran gecelikler konuşmaya devam ediyor. Sessiz, zarif ve çok tanıdık bir dille.

travestiment_r3u104: